Page 23 - gri-sablaon1

This is a SEO version of gri-sablaon1. Click here to view full version

« Previous Page Table of Contents Next Page »
Frans›z teknik adam›n
asl›nda Alex Ferguson’dan
afla¤› kal›r bir yan› yok. Ne
var ki tecrübeli ‹skoç, genç
bir yetene¤i ne zaman
sahaya s›kl›kla sürmeye
bafllayaca¤›n› Wenger’den
daha iyi biliyor.
28 A¤ustos’taki maçta
sahada olan ve sezona
flimdiden isimlerini kaz›yan
Cleverley, Smalling, Jones,
Welbeck gibileri bunun en
güzel örne¤i. Yak›n
geçmiflteki Chicarito, Evans,
Fletcher ve Da Silva
kardefller de cabas›. Bu
noktada Ferguson’un genç
bir oyuncuda yetenek ve
oyunu okumadan öte
karaktere de büyük önem
verdi¤i s›r de¤il. Tüm
bunlara sahip bir genç
futbolcunun ise her daim
flans› oldu¤unu ve yeterince
iyi bir genci oynatmaktan
çekinmeyece¤ini de dile
getiriyor Sir.
‹ki teknik adam›n ortak
yönleri de yok de¤il.
Öncelikle bir yetene¤i
tak›ma katmadan önce onu
uzun uzun takip etmeyi
tercih ediyorlar. Öyle ki,
Reyes’i bile iki y›l boyunca
her dakikas›n› takip edip
idmanlar›n› dahi izleyerek
transfer etti Wenger.
Ayr›ca her ikisinin de çok
güvendi¤i yetenek
avc›lar›ndan oluflan ekipleri
mevcut.
Özellikle
Chicarito’nun
2010 Dünya
Kupas›
bafllamadan
hemen önce
Manchester’a
getirilmesi
takdire
flayan.
Son olarak
Wenger de
Ferguson da
ilk 11’i
zorlamaya
bafllayan
oyuncular›n›
kiral›k olarak
göndererek
onlar› olgunlaflt›rma yolunu
tercih ediyor.
Alman rönesans›
Geçti¤imiz sezon
Wolfsburg’da görev yapan
‹ngiliz teknik adam Steve
McClaren, buradaki bir
an›s›n› unutamaz. Henüz 21
yafl›ndaki bir oyuncusuyla
sohbet ederken söz
taktiklere gelir ve McClaren
oyuncusuna k›sa bir test
yapmay› düflünür. Ona bir
sonraki rakiplerinin oyun
sistemini art›lar› ve
eksileriyle anlatarak bu
maçta nas›l oynamalar›
gerekti¤ini sorar. Oyuncu
kalemi eline al›r ve tahtaya
çizmeye bafllar. Neden
topsuz oyunda geride üç
adam bulundurmak
gerekti¤ini, sol a盤›n nas›l
hareket edece¤ini, nerede
pres yapacaklar›n› bir bir
s›ralar. Öyle ki, McClaren
bir ara onun notlar›n›
okumufl oldu¤undan
flüphelenir ve bunlar› nas›l
bildi¤ini sorar. Oyuncunun
cevab› basittir: “Biz bunlar›
12 yafl›ndan beri
ö¤reniyoruz.”
Euro 2000’de grup
sonuncusu olarak turnuvaya
erken veda eden Almanya
Millî Tak›m›, kaderini
de¤ifltirmek için hiç
beklemedi. Y›ll›k 20 milyon
euroluk bütçeye sahip proje
sonucu federasyon, ülkede
366 noktada yetenek
gelifltirme merkezleri kurdu.
11-14 yafl aras› 14 bin genç
bu akademilerde futbolun
temellerini ö¤rendi.
Bundesliga’n›n ilk iki
ligindeki 36 tak›m›n
akademilerle ortak çal›flmas›
zorunlu tutuldu. Böylece
kulüpler, zengin bir yetenek
havuzundan eflit flartlarda
faydalanma ve onu
gelifltirme imkân› buldu.
Üstelik her akademide en az
12 futbolcunun Alman Millî
Tak›m› ad›na oynayabilme
flart› konuldu. Ayr›ca bir
Bundesliga kulübünde
herhangi bir kifli veya
kurumun yüzde 49’dan
fazla hisse sahibi olmas›
yasakland›.
Tüm bu yat›r›mlar›n
sonuçlar› ortada. 2002’de
yüzde 60’lara t›rmanan
Bundesliga’daki yabanc›
oyuncu oran›, 2010’da
yüzde 38’e düfltü.
Son üç sezonda 17, 19 ve
21 yafl alt› turnuvalarda
Avrupa
flampiyonluklar›
elde edildi.
2010’da Güney
Afrika’da
mücadele eden
23 kiflilik
kadronun 19’u
Bundesliga
akademilerinden
gelirken, kalan
dördü
Bundesliga 2
akademilerinde
yetiflti. Eski
usulde güç ve
dayan›kl›l›¤a
dayanan
sistemler
demode
olurken, tekni¤i
ön plana ç›karan
genç teknik
adamlar baflar›l›
oldu.
fiampiyonlar
Ligi’ne dört
tak›m gönderen,
Avrupa’n›n daha
da prestijli liglerine futbolcu
ihraç eden, borcun ne
oldu¤unu pek bilmeyen
yepyeni bir Bundesliga
ortaya ç›kt›.
Nitekim bir kulübün veya
ligin baflar› kazanmas›n›n
yolu, sadece pahal› oyuncu
veya prestijli teknik adam
ithal etmekten geçmiyor.
Kimi zaman Cruyff gibi bir
yetifltirici, bir kulübün ve
birçok futbolcunun kaderini
bafltan yazabiliyor. Porto ve
Lyon gibi genç oyuncular›n
hem yetene¤inden hem de
bonservisinden fayda
ç›karan kulüplerin ilerleyifli
de parmak ›s›rtabiliyor.
Wenger ve Ferguson’un
takdire flayan sabr› ve
ö¤retmenli¤i, yeri gelince
sahadaki oyundan bile öne
ç›kabiliyor. Almanya ise tüm
bunlar› kapsaml› ve detayl›
bir sistemde bar›nd›rarak
topyekûn Avrupa’n›n
zirvesini hedefleyebiliyor.
Sonuçta gerçek baflar›,
p›rlantan›n kendisinden çok
cevherine yap›lan
yat›r›mlarla ›fl›k veriyor.
TamSaha
44